وَحَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُفَضَّلٍ - حَدَّثَنَا سَلَمَةُ، وَهُوَ ابْنُ عَلْقَمَةَ عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bana Humeydü'bnü Mes'adete'l-Bâhilî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Bişr (yani İbni Mufaddal) rivayet etti. (Dedi ki): Bize Seleme —ki İbni Alkame'dir— Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre: Ebû'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu... diyerek yukarıdaki hadisin mislini rivayet etmiştir.