Sahih-i Müslim

1990 numaralı hadis

وَحَدَّثَنِي الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ، قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَأَلَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ مَتَى كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الْجُمُعَةَ قَالَ كَانَ يُصَلِّي ثُمَّ نَذْهَبُ إِلَى جِمَالِنَا فَنُرِيحُهَا ‏.‏ زَادَ عَبْدُ اللَّهِ فِي حَدِيثِهِ حِينَ تَزُولُ الشَّمْسُ يَعْنِي النَّوَاضِحَ ‏.‏

Bana Kaasim b. Zekeriyyâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hâlid b. Mahled rivayet etti. H. Bana Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya b. Hassan rivayet etti. Her iki râvî birden demişler ki: Bize Süleyman b. Bilâl, Ca'fer'den, o da babasından naklen rivayet etti ki, babası Câbir b. Abdillâh'a: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cum'a namazını ne zaman kılardı? diye sormuş; Câbir: — (Bize) cum'a namazını kıldırır, sonra develerimizin yanına giderek onları dinlendirirdik, cevabını vermiş. Abdullah kendi rivayetinde: «Güneş zevale erdiği vakit, yani su taşıyan develeri...» ibaresini ziyâde etmiştir.

Sahih Muslim 1990