وَحَدَّثَنَا رِفَاعَةُ بْنُ الْهَيْثَمِ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي الطَّحَّانَ - عَنْ حُصَيْنٍ، عَنْ سَالِمٍ، وَأَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَدِمَتْ سُوَيْقَةٌ قَالَ فَخَرَجَ النَّاسُ إِلَيْهَا فَلَمْ يَبْقَ إِلاَّ اثْنَا عَشَرَ رَجُلاً أَنَا فِيهِمْ - قَالَ - فَأَنْزَلَ اللَّهُ { وَإِذَا رَأَوْا تِجَارَةً أَوْ لَهْوًا انْفَضُّوا إِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا} إِلَى آخِرِ الآيَةِ .
Bize Rifâatü'bnü Heysem el-Vâsitî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Hâlid (yani Tahhân), Husayn'dan, o da Sâlim ile Ebû Süfyân'dan, onlar da Câbir b. Abdullah'tan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Cuma günü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunuyorduk. Derken bir kervan geldi. Cemaat hemen onun yanına çıktılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında on iki kişiden başka kimse kalmadı. Ben kalanların içinde idim. Bunun üzerine Allah (Celle Celâluhu): “Onlar bir ticaret veya eğlence gördükleri vakit ona doğru sökün ettiler de seni ayakta bıraktılar...” ilâh. [Cuma suresi, 11] âyet-i kerimesini indirdi.