حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ جَاءَ حَبَشٌ يَزْفِنُونَ فِي يَوْمِ عِيدٍ فِي الْمَسْجِدِ فَدَعَانِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَوَضَعْتُ رَأْسِي عَلَى مَنْكِبِهِ فَجَعَلْتُ أَنْظُرُ إِلَى لَعِبِهِمْ حَتَّى كُنْتُ أَنَا الَّتِي أَنْصَرِفُ عَنِ النَّظَرِ إِلَيْهِمْ
Bize Züheyrü'bnü Harb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerîr, Hişâm'dan, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti. Demiş ki: «Bir bayram günü bir takım Habeşliler gelerek mescidde raksetmeye başladılar. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni çağırdı; ben de (gelerek) başımı onun omuzuna dayadım. Ve Habeşlilerin oyunlarına bakmaya başladım. Nihayet onlara bakmaktan ilk vazgeçen ben oldum.»