حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ جَعْفَرٍ، - وَهُوَ ابْنُ مُحَمَّدٍ - عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عَائِشَةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم تَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا كَانَ يَوْمُ الرِّيحِ وَالْغَيْمِ عُرِفَ ذَلِكَ فِي وَجْهِهِ أَقْبَلَ وَأَدْبَرَ فَإِذَا مَطَرَتْ سُرَّ بِهِ وَذَهَبَ عَنْهُ ذَلِكَ . قَالَتْ عَائِشَةُ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ " إِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَكُونَ عَذَابًا سُلِّطَ عَلَى أُمَّتِي " . وَيَقُولُ إِذَا رَأَى الْمَطَرَ " رَحْمَةٌ" .
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süleyman, yani İbni Bilâl, Cafer'den —ki İbni Muhammed'dir— o da Ata b. Ebî Rabâh'dan naklen rivayet etti. Ata, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'yi şöyle derken işitmiş: «Hava rüzgârlı ve bulutlu oldu mu, bu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yüzünden belli olur, ileri geri gidip gelmeye başlardı. Yağmur yağdığı zaman ona sevinir ve bu gamgin hâl kendisinden giderdi. Ben bunu kendisine sordum da: — Gerçekten ümmetime musallat kılınacak bir azap olmasından korktum, cevabını verdi. Yağmuru görünce: — Rahmettir, buyururdu.»