حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَانْكَسَفَتِ الشَّمْسُ، فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَجُرُّ رِدَاءَهُ حَتَّى دَخَلَ الْمَسْجِدَ، فَدَخَلْنَا فَصَلَّى بِنَا رَكْعَتَيْنِ، حَتَّى انْجَلَتِ الشَّمْسُ فَقَالَ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ لاَ يَنْكَسِفَانِ لِمَوْتِ أَحَدٍ، فَإِذَا رَأَيْتُمُوهُمَا فَصَلُّوا، وَادْعُوا، حَتَّى يُكْشَفَ مَا بِكُمْ ".
Ebû Bekre şöyle demiştir: "Biz Resûlullah'ın yanında iken güneş tutuldu. Nebi, ridasını sürüyerek mescide girdi; biz de içeri girdik. Güneş açılıncaya kadar bize iki rekât namaz kıldırdı. Ardından şöyle buyurdu: ‘Güneş ve ay hiç kimsenin ölümü sebebiyle tutulmaz. Tutulduklarını gördüğünüzde bu hâl ortadan kalkıncaya kadar namaz kılın ve dua edin.’"