حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي بَكْرٌ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ أَبِي هُرَيْرَةَ الْعَتَمَةَ فَقَرَأَ {إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ} فَسَجَدَ فَقُلْتُ مَا هَذِهِ قَالَ سَجَدْتُ بِهَا خَلْفَ أَبِي الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم فَلاَ أَزَالُ أَسْجُدُ فِيهَا حَتَّى أَلْقَاهُ.
Ebû Râfi' şöyle demiştir: "Ebû Hüreyre ile yatsı namazı kıldım. 'Gök yarıldığı zaman' suresini okuyup secde etti. Ona: 'Bu secde nedir?' diye sordum. Şöyle cevap verdi: 'Bu surede Ebü'l-Kâsım'ın arkasında secde ettim. Ona kavuşuncaya kadar bu surede secde etmeye devam edeceğim.'"