حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتِ اخْتَصَمَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ وَعَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ فِي غُلاَمٍ فَقَالَ سَعْدٌ هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ ابْنُ أَخِي عُتْبَةَ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ عَهِدَ إِلَىَّ أَنَّهُ ابْنُهُ انْظُرْ إِلَى شَبَهِهِ وَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ هَذَا أَخِي يَا رَسُولَ اللَّهِ وُلِدَ عَلَى فِرَاشِ أَبِي مِنْ وَلِيدَتِهِ فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى شَبَهِهِ فَرَأَى شَبَهًا بَيِّنًا بِعُتْبَةَ فَقَالَ " هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَاحْتَجِبِي مِنْهُ يَا سَوْدَةُ بِنْتَ زَمْعَةَ " . قَالَتْ فَلَمْ يَرَ سَوْدَةَ قَطُّ وَلَمْ يَذْكُرْ مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ قَوْلَهُ " يَا عَبْدُ " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen haber verdi ki, şöyle demiş: Sa'd b. Ebî Vakkas ile Abd b. Zem'a bir çocuk hakkında münakaşa ettiler. Sa'd: — Yâ Resulâllah! Bu çocuk benim kardeşim Utbetü'bnü Ebî Vakkas'ın oğludur. Oğlu olduğunu bana vasiyet etti. Ona benzeyişine bak! dedi. Abd b. Zem'a da: — Bu benim kardeşimdir yâ Resulâllah! Babamın döşeği üzerinde onun cariyesinden doğmuştur, iddiasında bulundu. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğun benzerliğine baktı ve Utbe'ye apaçık benzerlik gördü. Bunun üzerine: — «O senindir yâ Abd! Çocuk firâş sahibinindir. Zânîye de taş vardır. Sen de ondan kaçın yâ Sevde binti Zem'a!» buyurdular. Hz. Âişe: «Artık bu çocuk Sevde'yi hiç görmedi.» demiş. Muhammed b. Rumh, «Yâ Abd!» sözünü zikretmemiştir.