حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ حَدَّثَنَا النُّعْمَانُ بْنُ بَشِيرٍ، قَالَ وَقَدْ أَعْطَاهُ أَبُوهُ غُلاَمًا فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَا هَذَا الْغُلاَمُ " . قَالَ أَعْطَانِيهِ أَبِي . قَالَ " فَكُلَّ إِخْوَتِهِ أَعْطَيْتَهُ كَمَا أَعْطَيْتَ هَذَا " . قَالَ لاَ . قَالَ " فَرُدَّهُ " .
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerîr, Hişâm b. Urve'den, o da babasından naklen rivayette bulundu. Babası şöyle demiş: Bize Nu'mân b. Beşîr rivayet etti. (Dedi ki): Babası ona bir köle vermişti. Bunun üzerine Nebî (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Bu köle nedir?» diye sordu. Nu'mân: Onu bana babam verdi, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) babasına: «Bunun bütün kardeşlerine de buna verdiğin gibi verdin mi?» dedi. Hayır cevabını verince: «Öyle ise onu geri al!» buyurdular.