وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، كِلاَهُمَا عَنْ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . مِثْلَهُ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ وَكِيعٍ قُلْتُ فَكَيْفَ أُمِرَ النَّاسُ بِالْوَصِيَّةِ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ قُلْتُ كَيْفَ كُتِبَ عَلَى الْمُسْلِمِينَ الْوَصِيَّةُ
Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize İbni Numeyr dahi rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. Her iki râvi Mâlik b. Miğvel'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Şu kadar var ki Vekî'in hadîsinde: «O hâlde halka vasiyyet nasıl emrolundu? dedim.» İbni Numeyr hadîsinde ise: «Müslümanlara vasiyyet nasıl farz kılındı? dedim.» cümleleri vardır.