حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ فُضَيْلٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنْتُ أُسَلِّمُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ فَيَرُدُّ عَلَىَّ، فَلَمَّا رَجَعْنَا سَلَّمْتُ عَلَيْهِ فَلَمْ يَرُدَّ عَلَىَّ وَقَالَ " إِنَّ فِي الصَّلاَةِ شُغْلاً ".
Abdullah şöyle demiştir: Ben daha önce Nebi namaz kılarken ona selam verir, o da selamımı alırdı. Döndükten sonra ona selam verdim, fakat selamımı almadı. Namaz bittikten sonra şöyle buyurdu: "Namazda meşguliyet vardır." Not: Abdullah'ın dönmekten kastı, 1199 no.lu hadiste geçtiği üzere Necaşi'nin yanından dönmesidir.