Sahih-i Müslim

4440 numaralı hadis

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُرَّةَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ مُرَّ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِيَهُودِيٍّ مُحَمَّمًا مَجْلُودًا فَدَعَاهُمْ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ هَكَذَا تَجِدُونَ حَدَّ الزَّانِي فِي كِتَابِكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ فَدَعَا رَجُلاً مِنْ عُلَمَائِهِمْ فَقَالَ ‏"‏ أَنْشُدُكَ بِاللَّهِ الَّذِي أَنْزَلَ التَّوْرَاةَ عَلَى مُوسَى أَهَكَذَا تَجِدُونَ حَدَّ الزَّانِي فِي كِتَابِكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ وَلَوْلاَ أَنَّكَ نَشَدْتَنِي بِهَذَا لَمْ أُخْبِرْكَ نَجِدُهُ الرَّجْمَ وَلَكِنَّهُ كَثُرَ فِي أَشْرَافِنَا فَكُنَّا إِذَا أَخَذْنَا الشَّرِيفَ تَرَكْنَاهُ وَإِذَا أَخَذْنَا الضَّعِيفَ أَقَمْنَا عَلَيْهِ الْحَدَّ قُلْنَا تَعَالَوْا فَلْنَجْتَمِعْ عَلَى شَىْءٍ نُقِيمُهُ عَلَى الشَّرِيفِ وَالْوَضِيعِ فَجَعَلْنَا التَّحْمِيمَ وَالْجَلْدَ مَكَانَ الرَّجْمِ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اللَّهُمَّ إِنِّي أَوَّلُ مَنْ أَحْيَا أَمْرَكَ إِذْ أَمَاتُوهُ ‏"‏ ‏.‏ فَأَمَرَ بِهِ فَرُجِمَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ يَا أَيُّهَا الرَّسُولُ لاَ يَحْزُنْكَ الَّذِينَ يُسَارِعُونَ فِي الْكُفْرِ‏}‏ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏ إِنْ أُوتِيتُمْ هَذَا فَخُذُوهُ‏}‏ يَقُولُ ائْتُوا مُحَمَّدًا صلى الله عليه وسلم فَإِنْ أَمَرَكُمْ بِالتَّحْمِيمِ وَالْجَلْدِ فَخُذُوهُ وَإِنْ أَفْتَاكُمْ بِالرَّجْمِ فَاحْذَرُوا ‏.‏ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى ‏{‏ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ‏}‏ ‏{‏ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ‏}‏ ‏{‏ وَمَنْ لَمْ يَحْكُمْ بِمَا أَنْزَلَ اللَّهُ فَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ‏}‏ فِي الْكُفَّارِ كُلُّهَا ‏.‏

Berâ b. Âzib şöyle rivayet etmiştir: Yüzü karartılmış ve kamçılanmış bir Yahudi Peygamber'in yanından geçirildi. Resûlullah ﷺ Yahudileri çağırıp, "Kitabınızda zina edenin cezasını böyle mi buluyorsunuz?" diye sordu. "Evet" dediler. Alimlerinden birini çağırarak, "Mûsâ'ya Tevrat'ı indiren Allah adına sana soruyorum: Kitabınızda zina edenin cezasını gerçekten böyle mi buluyorsunuz?" buyurdu. Adam, "Hayır. Bana böyle yemin ettirmeseydin sana haber vermezdim. Biz onda recmi buluyoruz. Fakat bu suç ileri gelenlerimiz arasında çoğaldı; itibarlı birini yakaladığımızda onu bırakıyor, zayıf birini yakaladığımızda cezayı ona uyguluyorduk. Sonra, 'Gelin, soyluya da sıradan kişiye de uygulayacağımız bir cezada birleşelim' dedik ve recmin yerine yüz karartmayı ve kamçılamayı koyduk" dedi. Bunun üzerine Resûlullah ﷺ, "Allah'ım! Onlar hükmünü öldürmüşken onu ilk dirilten benim" buyurdu ve adamın recmedilmesini emretti; o da recmedildi. Allah Teâlâ, "Ey Peygamber! Küfürde yarışanlar seni üzmesin..." ayetini, "Size bu verilirse alın" ifadesine kadar indirdi. Yahudiler, "Muhammed'e gidin; size yüz karartmayı ve kamçılamayı emrederse alın, recme hükmederse sakının" diyorlardı. Ardından Allah Teâlâ, "Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir", "zalimlerin ta kendileridir" ve "fâsıkların ta kendileridir" ayetlerini indirdi. Bunların tamamı kâfirler hakkındadır.

Sahih Muslim 4440