وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ سَلاَّمٍ الْجُمَحِيُّ، حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ يَعْنِي ابْنَ مُسْلِمٍ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا ابْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
Bize Abdurrahmân b. Sellâm El-Cumahî de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Rabi' (yâni İbni Müslim) rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam rivayet etti. H. Bize İbni Beşşâr da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Her iki râvi: Bize Şu'be rivayet etti, demişler; ikisi de Muhammed b. Ziyâd'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir.