وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ الضُّبَعِيُّ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ بْنُ أَسْمَاءَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ نَادَى فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ انْصَرَفَ عَنِ الأَحْزَابِ " أَنْ لاَ يُصَلِّيَنَّ أَحَدٌ الظُّهْرَ إِلاَّ فِي بَنِي قُرَيْظَةَ " . فَتَخَوَّفَ نَاسٌ فَوْتَ الْوَقْتِ فَصَلُّوا دُونَ بَنِي قُرَيْظَةَ . وَقَالَ آخَرُونَ لاَ نُصَلِّي إِلاَّ حَيْثُ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَإِنْ فَاتَنَا الْوَقْتُ قَالَ فَمَا عَنَّفَ وَاحِدًا مِنَ الْفَرِيقَيْنِ .
Bana Abdullah b. Muhammed b. Esma ed-Dubaî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cüveyriye b. Esma, Nâfi'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ahzâb muharebesinden döndüğü gün Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize: «Sakın kimse öğleyi Benî Kureyza'dan başka bir yerde kılmasın!» diye seslendi. Fakat bazı insanlar vaktin geçeceğinden korkarak namazı Benî Kureyza'dan başka yerde kıldılar. Ötekiler de: — Vakti geçirsek bile biz namazımızı ancak Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrettiği yerde kılarız! dediler. Ama o, iki fırkadan hiçbir kimseyi azarlamadı.