حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ هِلَالٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مُغَفَّلٍ، يَقُولُ رُمِيَ إِلَيْنَا جِرَابٌ فِيهِ طَعَامٌ وَشَحْمٌ يَوْمَ خَيْبَرَ فَوَثَبْتُ لآخُذَهُ قَالَ فَالْتَفَتُّ فَإِذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَاسْتَحْيَيْتُ مِنْهُ .
Bize Muhammed b. Beşşar El-Abdi rivayet etti. (Dedi ki): Bize Behz b. Esed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dedi ki): Bana Humeyd b. Hilal rivayet etti. (Dedi ki): Abdullah b. Muğaffel'i şunu söylerken işittim: Hayber harbi günü bize içi yiyecek ve iç yağı dolu bir tulum atıldı. Ben hemen onu alayım diye sıçradım. Bir de dönüp baktım ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) orada idi. Ondan utandım.