وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . مِثْلَ حَدِيثِ زُهَيْرٍ وَقَالَ إِبْرَارِ الْقَسَمِ مِنْ غَيْرِ شَكٍّ وَزَادَ فِي الْحَدِيثِ وَعَنِ الشُّرْبِ فِي الْفِضَّةِ فَإِنَّهُ مَنْ شَرِبَ فِيهَا فِي الدُّنْيَا لَمْ يَشْرَبْ فِيهَا فِي الآخِرَةِ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Cerir rivayet etti. Her iki râvi Şeybânî'den, o da Eş'as b. Ebi'ş-Şa'sâ'dan bu isnadla Züheyr'in hadîsi gibi rivayette bulunmuş ve şeksiz olarak «Yemini bâr çıkarmayı» demiştir. O bu hadîste: «Gümüşten içmeyi de yasak etti. Çünkü dünyada ondan içen âhirette içmez...» cümlesini de ziyâde etti.