حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ قَالَ لِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ فِي الإِسْتَبْرَقِ قَالَ قُلْتُ مَا غَلُظَ مِنَ الدِّيبَاجِ وَخَشُنَ مِنْهُ . فَقَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ يَقُولُ رَأَى عُمَرُ عَلَى رَجُلٍ حُلَّةً مِنْ إِسْتَبْرَقٍ فَأَتَى بِهَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَقَالَ " إِنَّمَا بَعَثْتُ بِهَا إِلَيْكَ لِتُصِيبَ بِهَا مَالاً " .
{M-2} Bana Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdü's-Samed rivayet etti. (Dedi ki): Babamı rivayet ederken dinledim. (Dedi ki): Bana Yahya b. Ebî İshâk rivayet etti. (Dedi ki): Bana Salim b. Abdillah İstebrak hakkında söz etti. Ben: O, dîbâcın kalın ve sert olanıdır, dedim. Bunun üzerine şunu söyledi: Ben Abdullah b. Ömer'i şöyle derken işittim: Ömer bir adamın üzerinde İstebrak'tan bir hülle gördü ve onu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e getirdi... Râvi, yukarıdakilerin hadîsi gibi anlatmış. Yalnız: «Bunun üzerine: Ben onu sana ancak onunla mal kazanasın diye gönderdim, buyurdu.» demiştir.