وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ الشَّيْبَانِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، كِلاَهُمَا عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ، وَجَبَلَةَ بْنِ سُحَيْمٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِهِمْ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Alî b. Müshir, Şeybânî'den rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dedi ki): Bize Şu'be rivayet etti. Her iki râvi Muharib b. Disar ile Cebele b. Süheym'den, onlar da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den yukarıdakilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur.