وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا حَرْبٌ، - وَهُوَ ابْنُ شَدَّادٍ - ح وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا حَبَّانُ، حَدَّثَنَا أَبَانٌ، قَالاَ جَمِيعًا حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ أَنَّ إِسْحَاقَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، حَدَّثَهُ فِي هَذَا الإِسْنَادِ بِمِثْلِهِ فِي الْمَعْنَى .
Bize Ahmed b. el-Münzir rivayet etti. (Dedi ki): Bize Abdüssamed rivayet etti. (Dedi ki): Bize Harb (bu zât İbni Şeddad'dır) rivayet etti. H. Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Habbân haber verdi. (Dedi ki): Bize Ebân rivayet etti. Her iki râvi demişler ki: Bize Yahya b. Ebî Kesîr rivayet etti ki İshâk b. Abdillah b. Ebî Talha, kendisine bu isnadla bu mânâda bu hadisin mislini rivayet etmiş.