حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنِي سُمَىٌّ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَعَوَّذُ مِنْ سُوءِ الْقَضَاءِ وَمِنْ دَرَكِ الشَّقَاءِ وَمِنْ شَمَاتَةِ الأَعْدَاءِ وَمِنْ جَهْدِ الْبَلاَءِ . قَالَ عَمْرٌو فِي حَدِيثِهِ قَالَ سُفْيَانُ أَشُكُّ أَنِّي زِدْتُ وَاحِدَةً مِنْهَا .
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyan b. Uyeyne rivayet etti. (Dedi ki): Bana Sümey, Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kötü hükümden, şekavete erişmekten, düşmanların sevinmesinden ve belânın meşakkatinden Allah'a sığınırmış. Amr kendi hadîsinde şöyle dedi: «Süfyan: Ben bunlardan birini ziyade etmiş olmamdan şüphe ediyorum, dedi.»