حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، قَالَ سَمِعْتُ عَاصِمَ بْنَ كُلَيْبٍ، عَنْ أَبِي بُرْدَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " قُلِ اللَّهُمَّ اهْدِنِي وَسَدِّدْنِي وَاذْكُرْ بِالْهُدَى هِدَايَتَكَ الطَّرِيقَ وَالسَّدَادِ سَدَادَ السَّهْمِ " .
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ rivayet etti. (Dedi ki): Bize İbni İdris rivayet etti. (Dedi ki): Ben Âsım b. Küleyb'i, Ebû Bürde'den, o da Ali'den naklen rivayet ederken dinledim. Ali şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana şöyle buyurdular: «Allah'ım! Bana hidayet ver ve beni doğruya muvaffak kıl, de! Hidayet derken yol üzerindeki hidayetini, doğruluk derken de okun doğruluğunu hatırla.»