حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ حَجَّاجِ بْنِ أَبِي عُثْمَانَ قَالَ قَالَ يَحْيَى وَحَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ اللَّهَ يَغَارُ وَإِنَّ الْمُؤْمِنَ يَغَارُ وَغَيْرَةُ اللَّهِ أَنْ يَأْتِيَ الْمُؤْمِنُ مَا حَرَّمَ عَلَيْهِ " .
Bize Amru'n-Nakid rivayet etti. (Dedi ki): Bize İsmail b. İbrahim b. Uleyye, Haccâc b. Ebî Osman'dan rivayet etti. (Demiş ki): Yahya şunu söyledi: Bana da Ebû Seleme, Ebû Hureyre'den rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki Allah kıskanır. Mü'min de kıskanır. Allah'ın kıskanması, mü'minin kendisine haram kıldığı şeyi yapmasıdır.» buyurdular.