وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ سَعِيدٍ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ وَهْبِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، ح وَقَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي مَنْصُورٌ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ أَبِي مَعْمَرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، بِنَحْوِهِ .
Bana Ebû Bekr b. Hallâd el-Bâhilî de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yahya (yani İbni Saîd) rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dedi ki): Bana Süleyman, Umâre b. Umeyr'den, o da Vehb b. Rabîa'dan, o da Abdullah'tan naklen rivayet etti. Ve dedi ki: Bize Yahya rivayet etti. (Dedi ki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dedi ki): Bana Mansûr, Mücâhid'den, o da Ebû Ma'mer'den, o da Abdullah'tan naklen bu hadîsin mislini rivayet etti.