حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي قَالَ، حَدَّثَنِي ثُمَامَةُ، أَنَّ أَنَسًا ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَا بَكْرٍ ـ رضى الله عنه ـ كَتَبَ لَهُ الَّتِي أَمَرَ اللَّهُ رَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم " وَمَنْ بَلَغَتْ صَدَقَتُهُ بِنْتَ مَخَاضٍ وَلَيْسَتْ عِنْدَهُ وَعِنْدَهُ بِنْتُ لَبُونٍ فَإِنَّهَا تُقْبَلُ مِنْهُ، وَيُعْطِيهِ الْمُصَدِّقُ عِشْرِينَ دِرْهَمًا أَوْ شَاتَيْنِ، فَإِنْ لَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ بِنْتُ مَخَاضٍ عَلَى وَجْهِهَا، وَعِنْدَهُ ابْنُ لَبُونٍ فَإِنَّهُ يُقْبَلُ مِنْهُ وَلَيْسَ مَعَهُ شَىْءٌ ".
Sümame'nin naklettiğine göre Enes, Ebu Bekir'in kendisine Allah'ın Resulüne emrettiği zekât hükümlerini yazdığını bildirmiştir: "Zekâtı bir yaşını doldurmuş dişi deve olan kimsenin yanında bu bulunmaz da iki yaşını doldurmuş dişi deve bulunursa o kabul edilir ve zekât memuru kendisine yirmi dirhem veya iki koyun verir. Yanında bir yaşını doldurmuş dişi deve bulunmaz da iki yaşını doldurmuş erkek deve bulunursa o kabul edilir ve yanında başka bir şey verilmez."