حَدَّثَنَا مُؤَمَّلٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ أَبِي رَبَاحٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَشْهَدُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَصَلَّى قَبْلَ الْخُطْبَةِ، فَرَأَى أَنَّهُ لَمْ يُسْمِعِ النِّسَاءَ، فَأَتَاهُنَّ وَمَعَهُ بِلاَلٌ نَاشِرَ ثَوْبِهِ فَوَعَظَهُنَّ، وَأَمَرَهُنَّ أَنْ يَتَصَدَّقْنَ، فَجَعَلَتِ الْمَرْأَةُ تُلْقِي، وَأَشَارَ أَيُّوبُ إِلَى أُذُنِهِ وَإِلَى حَلْقِهِ.
Ata İbn Ebu Rebah'tan nakledildiğine göre İbn Abbas şöyle demiştir: "Resulullah'ın hutbeden önce namaz kıldığına şahitlik ederim. Kadınlara sesini duyuramadığını görünce yanlarına gitti. Beraberinde, elbisesini açmış olan Bilal de vardı. Kadınlara öğüt verdi ve sadaka vermelerini emretti. Kadınlar da takılarını Bilal'in elbisesine atmaya başladılar." Eyyub, kadınların kulak ve boyunlarındaki takıları attıklarını eliyle kulağına ve boğazına işaret ederek anlattı.