حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، جَمِيعًا عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِإِسْنَادِ يُونُسَ وَمِثْلِ حَدِيثِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ صَالِحٍ " وَتُلْهِيَكُمْ كَمَا أَلْهَتْهُمْ " .
Bize Hasen b. Ali El-Hulvânî ile Abd b. Humeyd, hep birden Yakub b. İbrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demiş ki): Bize babam, Salih'den rivayet etti. H. Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dedi ki): Bize Ebû'l-Yeman haber verdi. (Dedi ki): Bize Şuayb haber verdi. Her iki ravi Zührî'den, Yûnus'un isnadıyla onun hadisi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Salih'in hadisinde: «Onları alıkoyduğu gibi, sizi de alıkoyacağından korkarım.» cümlesi vardır.