حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ قَيْسٍ، عَنْ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي وَابْنُ، بِشْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ قَيْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، يَقُولُ وَاللَّهِ إِنِّي لأَوَّلُ رَجُلٍ مِنَ الْعَرَبِ رَمَى بِسَهْمٍ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلَقَدْ كُنَّا نَغْزُو مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا لَنَا طَعَامٌ نَأْكُلُهُ إِلاَّ وَرَقُ الْحُبْلَةِ وَهَذَا السَّمُرُ حَتَّى إِنَّ أَحَدَنَا لَيَضَعُ كَمَا تَضَعُ الشَّاةُ ثُمَّ أَصْبَحَتْ بَنُو أَسَدٍ تُعَزِّرُنِي عَلَى الدِّينِ لَقَدْ خِبْتُ إِذًا وَضَلَّ عَمَلِي وَلَمْ يَقُلِ ابْنُ نُمَيْرٍ إِذًا .
Bize Yahya b. Habib El-Hârisî rivayet etti. (Dedi ki): Bize Mu'temir rivayet etti. (Dedi ki): İsmail'i Kays'dan, o da Sa'd'dan naklen rivayet ederken dinledim. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr de rivayet etti. (Dedi ki): Bize babamla İbni Bişr rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize İsmail, Kays'dan rivayet etti. (Demiş ki): Ben Sa'd b. Ebî Vakkas'ı şunu söylerken işittim: — Vallahi ben Allah yolunda Araplardan ilk ok atan adamım. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte Huble ile şu Semur ağacının yaprağından başka yiyeceğimiz bir şey olmadığı hâlde gaza ederdik. Hattâ her birimiz koyun gibi defi hacet ederdi. Sonra Benî Esed din nâmına beni ta'zir eder oldu. Şu hâlde ben hüsrana uğradım ve amelim yazık oldu demektir. İbni Numeyr «izen» kelimesini söylememiştir.