حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ عَبْدٌ حَدَّثَنِي وَقَالَ، الآخَرَانِ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِي ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَمِّهِ، قَالَ قَالَ سَالِمٌ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " كُلُّ أُمَّتِي مُعَافَاةٌ إِلاَّ الْمُجَاهِرِينَ وَإِنَّ مِنَ الإِجْهَارِ أَنْ يَعْمَلَ الْعَبْدُ بِاللَّيْلِ عَمَلاً ثُمَّ يُصْبِحُ قَدْ سَتَرَهُ رَبُّهُ فَيَقُولُ يَا فُلاَنُ قَدْ عَمِلْتُ الْبَارِحَةَ كَذَا وَكَذَا وَقَدْ بَاتَ يَسْتُرُهُ رَبُّهُ فَيَبِيتُ يَسْتُرُهُ رَبُّهُ وَيُصْبِحُ يَكْشِفُ سِتْرَ اللَّهِ عَنْهُ " . قَالَ زُهَيْرٌ " وَإِنَّ مِنَ الْهِجَارِ " .
Bana Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Hâtim ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Abd, “Bana rivayet etti”; öteki ikisi, “Bize rivayet etti” tabirlerini kullandılar. Dediler ki: Bize Ya'kub b. İbrahim rivayet etti. Dedi ki: Bize İbn Şihâb'ın yeğeni, amcasından naklen rivayet etti. O şöyle demiş: Sâlim şöyle dedi: Ben Ebû Hureyre'yi şöyle derken işittim: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: “Ümmetimin hepsi affedilmiştir. Yalnız günahlarını açıktan açığa işleyenler müstesna! Günahı açığa vurmanın bir şekli de kulun geceleyin bir amel işlemesi, sonra Rabbi onu örtmüş olduğu hâlde sabahlaması ve: ‘Ey filân! Ben dün gece şöyle şöyle yaptım.’ demesidir. Rabbi onu örttüğü hâlde geceyi geçirmiştir; fakat sabahlayınca Allah'ın onun hakkındaki örtüsünü açar.” buyururken işittim. Züheyr, “el-ichâr” yerine “el-hicâr” demiştir.