حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ أَبِي نَعَامَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ مُغَفَّلٍ، سَمِعَ ابْنَهُ، يَقُولُ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الْقَصْرَ الأَبْيَضَ عَنْ يَمِينِ الْجَنَّةِ، إِذَا دَخَلْتُهَا . فَقَالَ أَىْ بُنَىَّ سَلِ اللَّهَ الْجَنَّةَ وَتَعَوَّذْ بِهِ مِنَ النَّارِ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّهُ سَيَكُونُ فِي هَذِهِ الأُمَّةِ قَوْمٌ يَعْتَدُونَ فِي الطُّهُورِ وَالدُّعَاءِ " .
Ebu Neame (r.a.)'den nakledilir ki: Abdullah b. Muğaffel, oğlunun, "Ey Allah'ım! Muhakkak ki ben senden, cennete girdiğimde sağ tarafındaki beyaz köşkü istiyorum" diye dua ettiğini duyunca şöyle demiştir: "Ey oğulcuğum! Allah'tan cenneti iste ve cehennem ateşinden O'na sığın. Zira ben Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)'i, 'İleride bu ümmet içinde abdestte ve duada aşırılık yapacak bir topluluk gelecektir' buyururken işittim."