حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ يَدَّهِنُ بِالزَّيْتِ. فَذَكَرْتُهُ لإِبْرَاهِيمَ قَالَ مَا تَصْنَعُ بِقَوْلِهِ حَدَّثَنِي الأَسْوَدُ عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ الطِّيبِ فِي مَفَارِقِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُحْرِمٌ.
Said İbn Cübeyr’den nakledildiğine göre şöyle demiştir: ‘İbn Ömer zeytinyağı sürünürdü.’ Bunu İbrahim’e söylediğimde, ‘Onun sözüyle ne yapacaksın? Esved bana Aişe’den naklettiğine göre Aişe, ‘Allah Resulü ihramlıyken saç ayrımlarındaki kokunun parıltısını hâlâ görür gibiyim’ demiştir.’