حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ الْهُذَلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا سَلِيمُ بْنُ حَيَّانَ، قَالَ سَمِعْتُ مَرْوَانَ الأَصْفَرَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَدِمَ عَلِيٌّ ـ رضى الله عنه ـ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْيَمَنِ فَقَالَ " بِمَا أَهْلَلْتَ ". قَالَ بِمَا أَهَلَّ بِهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ " لَوْلاَ أَنَّ مَعِي الْهَدْىَ لأَحْلَلْتُ ". وَزَادَ مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " بِمَا أَهْلَلْتَ يَا عَلِيُّ ". قَالَ بِمَا أَهَلَّ بِهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " فَأَهْدِ وَامْكُثْ حَرَامًا كَمَا أَنْتَ ".
Enes İbn Malik’ten nakledildiğine göre şöyle demiştir: "Ali, Yemen’den Nebi’nin yanına geldi. Nebi ona, ‘Ne için telbiye getirdin?’ diye sordu. Ali, ‘Nebi’nin telbiye getirdiği şey için’ dedi. Bunun üzerine Nebi, ‘Yanımda hedy kurbanı olmasaydı ihramdan çıkardım’ buyurdu." Muhammed İbn Bekir, İbn Cüreyc’den naklen şu ilavede bulunmuştur: "Nebi Ali’ye, ‘Ey Ali, ne için telbiye getirdin?’ diye sordu. Ali, ‘Nebi’nin telbiye getirdiği şey için’ dedi. Bunun üzerine Nebi, ‘Öyleyse hedy kurbanı getir ve olduğun gibi ihramlı kal’ buyurdu."