حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا أَفْلَحُ بْنُ حُمَيْدٍ، سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أَشْهُرِ الْحَجِّ، وَلَيَالِي الْحَجِّ وَحُرُمِ الْحَجِّ، فَنَزَلْنَا بِسَرِفَ قَالَتْ فَخَرَجَ إِلَى أَصْحَابِهِ فَقَالَ " مَنْ لَمْ يَكُنْ مِنْكُمْ مَعَهُ هَدْىٌ فَأَحَبَّ أَنْ يَجْعَلَهَا عُمْرَةً فَلْيَفْعَلْ، وَمَنْ كَانَ مَعَهُ الْهَدْىُ فَلاَ ". قَالَتْ فَالآخِذُ بِهَا وَالتَّارِكُ لَهَا مِنْ أَصْحَابِهِ قَالَتْ فَأَمَّا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَرِجَالٌ مِنْ أَصْحَابِهِ فَكَانُوا أَهْلَ قُوَّةٍ، وَكَانَ مَعَهُمُ الْهَدْىُ، فَلَمْ يَقْدِرُوا عَلَى الْعُمْرَةِ قَالَتْ فَدَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنَا أَبْكِي فَقَالَ " مَا يُبْكِيكِ يَا هَنْتَاهْ ". قُلْتُ سَمِعْتُ قَوْلَكَ لأَصْحَابِكَ فَمُنِعْتُ الْعُمْرَةَ. قَالَ " وَمَا شَأْنُكِ ". قُلْتُ لاَ أُصَلِّي. قَالَ " فَلاَ يَضِيرُكِ، إِنَّمَا أَنْتِ امْرَأَةٌ مِنْ بَنَاتِ آدَمَ كَتَبَ اللَّهُ عَلَيْكِ مَا كَتَبَ عَلَيْهِنَّ، فَكُونِي فِي حَجَّتِكِ، فَعَسَى اللَّهُ أَنْ يَرْزُقَكِيهَا ". قَالَتْ فَخَرَجْنَا فِي حَجَّتِهِ حَتَّى قَدِمْنَا مِنًى فَطَهَرْتُ، ثُمَّ خَرَجْتُ مِنْ مِنًى فَأَفَضْتُ بِالْبَيْتِ قَالَتْ ثُمَّ خَرَجَتْ مَعَهُ فِي النَّفْرِ الآخِرِ حَتَّى نَزَلَ الْمُحَصَّبَ، وَنَزَلْنَا مَعَهُ فَدَعَا عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ فَقَالَ " اخْرُجْ بِأُخْتِكَ مِنَ الْحَرَمِ، فَلْتُهِلَّ بِعُمْرَةٍ ثُمَّ افْرُغَا، ثُمَّ ائْتِيَا هَا هُنَا، فَإِنِّي أَنْظُرُكُمَا حَتَّى تَأْتِيَانِي ". ـ قَالَتْ ـ فَخَرَجْنَا حَتَّى إِذَا فَرَغْتُ، وَفَرَغْتُ مِنَ الطَّوَافِ ثُمَّ جِئْتُهُ بِسَحَرَ فَقَالَ " هَلْ فَرَغْتُمْ ". فَقُلْتُ نَعَمْ. فَآذَنَ بِالرَّحِيلِ فِي أَصْحَابِهِ، فَارْتَحَلَ النَّاسُ فَمَرَّ مُتَوَجِّهًا إِلَى الْمَدِينَةِ. ضَيْرُ مِنْ ضَارَ يَضِيرُ ضَيْرًا، وَيُقَالُ ضَارَ يَضُورُ ضَوْرًا وَضَرَّ يَضُرُّ ضَرًّا.
Aişe’den nakledildiğine göre şöyle demiştir: "Hac ayları ve geceleri içinde Allah Resulü ile birlikte yola çıktık ve Serif’te konakladık. Allah Resulü ashabının yanına çıkıp, ‘Yanında hedy kurbanı bulunmayan ve bunu umreye çevirmek isteyen öyle yapsın; yanında hedy kurbanı bulunan ise yapmasın’ buyurdu. Ashabından kimi bunu yaptı, kimi yapmadı. Allah Resulü ile ashabından bazı güçlü kimselerin yanında hedy kurbanı bulunduğundan umreye dönemediler. Allah Resulü ben ağlarken yanıma geldi ve ‘Neden ağlıyorsun?’ diye sordu. ‘Ashabına söylediğin sözleri duydum; umre yapmaktan alıkonuldum’ dedim. ‘Neyin var?’ diye sordu. ‘Namaz kılamıyorum’ dedim. Bunun üzerine, ‘Bunun sana zararı yok. Sen de Âdemoğullarının kızlarından bir kadınsın; Allah diğer kadınlara yazdığını sana da yazmıştır. Haccına devam et; umulur ki Allah sana onu da nasip eder’ buyurdu. Hac yolculuğumuza devam edip Mina’ya vardığımızda temizlendim. Mina’dan çıkıp Kâbe’yi tavaf ettim. Son dönüşte onunla birlikte yola çıktım; Muhassab’da konakladı, biz de onunla konakladık. Abdurrahman İbn Ebu Bekir’i çağırıp, ‘Kız kardeşini Harem’in dışına çıkar; umre için telbiye getirsin. Sonra umrenizi tamamlayıp buraya gelin. Siz gelinceye kadar burada bekliyorum’ buyurdu. Çıktık; umremi ve tavafımı tamamlayıp seher vakti yanına geldim. ‘Tamamladınız mı?’ diye sordu. ‘Evet’ dedim. Bunun üzerine ashabına hareket duyurusu yaptırdı. İnsanlar yola çıktılar; o da Medine’ye yöneldi."