حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ قَبِيصَةَ الْهِلاَلِيِّ، قَالَ كُسِفَتِ الشَّمْسُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَخَرَجَ فَزِعًا يَجُرُّ ثَوْبَهُ وَأَنَا مَعَهُ يَوْمَئِذٍ بِالْمَدِينَةِ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ فَأَطَالَ فِيهِمَا الْقِيَامَ ثُمَّ انْصَرَفَ وَانْجَلَتْ فَقَالَ " إِنَّمَا هَذِهِ الآيَاتُ يُخَوِّفُ اللَّهُ بِهَا فَإِذَا رَأَيْتُمُوهَا فَصَلُّوا كَأَحْدَثِ صَلاَةٍ صَلَّيْتُمُوهَا مِنَ الْمَكْتُوبَةِ " .
Kabîsa el-Hilâlî'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) zamanında güneş tutuldu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), telaşla elbisesini sürükleyerek çıktı. O gün ben de Medine'de onunla beraberdim. İki rekât namaz kıldırıp ikisinde de kıyamı uzattı. Sonra namazdan ayrıldı ve güneş açıldı. Akabinde Efendimiz şöyle buyurdu: "Bunlar ancak Allah'ın kendileriyle korkuttuğu alâmetlerdir. Onları gördüğünüz zaman, en son kıldığınız farz namaz gibi namaz kılınız."