حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ الشَّنِّيُّ، حَدَّثَنِي أَبِي عُمَرُ بْنُ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ بِلاَلَ بْنَ يَسَارِ بْنِ زَيْدٍ، مَوْلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُنِيهِ عَنْ جَدِّي أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ قَالَ أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ الَّذِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْحَىُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ غُفِرَ لَهُ وَإِنْ كَانَ فَرَّ مِنَ الزَّحْفِ " .
Bilâl b. Yesâr b. Zeyd, babası Yesâr'dan, Resulullah'ın azatlısı olan dedesi Zeyd'in Hz. Peygamber'i şöyle buyururken işittiğini rivayet etmiştir: "Kim, ‘Kendisinden başka ilâh olmayan, hayy ve kayyûm olan Allah'tan beni bağışlamasını dilerim ve ona tevbe ederim’ derse, savaştan kaçmış bile olsa günahları bağışlanır."