حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، بِإِسْنَادِهِ وَمَعْنَاهُ قَالَ فِي التَّعْرِيفِ قَالَ عَامَيْنِ أَوْ ثَلاَثَةً . وَقَالَ " اعْرِفْ عَدَدَهَا وَوِعَاءَهَا وَوِكَاءَهَا " . زَادَ " فَإِنْ جَاءَ صَاحِبُهَا فَعَرَفَ عَدَدَهَا وَوِكَاءَهَا فَادْفَعْهَا إِلَيْهِ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ لَيْسَ يَقُولُ هَذِهِ الْكَلِمَةَ إِلاَّ حَمَّادٌ فِي هَذَا الْحَدِيثِ يَعْنِي " فَعَرَفَ عَدَدَهَا " .
Mûsâ b. İsmail, Hammâd kanalıyla Seleme b. Küheyl'den aynı sened ve manada önceki 1701 no'lu hadisi rivayet etmiştir. (Râvi Seleme, buluntu malın) ilânı hakkında (yaptığı bu rivayette) şöyle dedi: (Süveyd b. Gafele bana buluntu bir malın) "İki yahut da üç yıl" (bekletilmesi gerektiğini) söyledi. (Ve Hz. Nebi, Ubey b. Ka'b r.a.'a:) "Bulduğun kesenin (içinde bulunan paraların) sayısını, kabını ve (kesenin) ağız bağını tespit et." buyurdu. (Bu hadisin râvilerinden Hammâd, kendi rivayetinde hadise şunları da) ilâve etti: "Eğer sahibi gelir de (buluntu kesenin içindeki paraların) miktarını ve (kesenin) ağız bağını bilecek olursa, keseyi ona ver." Ebû Dâvûd dedi ki: Bu "miktarını bilecek olursa" sözünü bu hadiste Hammâd'dan başka rivayet eden olmadı.