حَدَّثَنَا ابْنُ السَّرْحِ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مَالِكٌ، بِإِسْنَادِهِ وَمَعْنَاهُ زَادَ " سِقَاؤُهَا تَرِدُ الْمَاءَ وَتَأْكُلُ الشَّجَرَ " . وَلَمْ يَقُلْ " خُذْهَا " . فِي ضَالَّةِ الشَّاءِ وَقَالَ فِي اللُّقَطَةِ " عَرِّفْهَا سَنَةً فَإِنْ جَاءَ صَاحِبُهَا وَإِلاَّ فَشَأْنَكَ بِهَا " . وَلَمْ يَذْكُرِ " اسْتَنْفِقْ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَاهُ الثَّوْرِيُّ وَسُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ وَحَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ رَبِيعَةَ مِثْلَهُ لَمْ يَقُولُوا " خُذْهَا " .
Önceki (1704.) hadisin mânâsı aynı senetle (bir de) Mâlik (b. Enes)'den rivayet edilmiştir. Bu rivayette, "Su tulumu beraberindedir; suya gelir ve ağaçları otlar" sözünü ekledi; fakat yitik koyun hakkında "Onu al" sözünü rivayet etmedi. Yitik mal hakkında da şunları rivayet etti: "Onu bir sene ilan et. Eğer sahibi gelirse teslim edersin; gelmezse onu nasıl istersen yap." Fakat "Onu kendin için sarf et" sözünü rivayet etmedi. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi Sevrî, Süleyman b. Bilâl ve Hammâd b. Seleme de Rebîa'dan aynı şekilde rivayet ettiler; onlar da "Onu al" demediler.