حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرٌ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ أَهَلَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ التَّلْبِيَةَ مِثْلَ حَدِيثِ ابْنِ عُمَرَ قَالَ وَالنَّاسُ يَزِيدُونَ " ذَا الْمَعَارِجِ " . وَنَحْوَهُ مِنَ الْكَلاَمِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَسْمَعُ فَلاَ يَقُولُ لَهُمْ شَيْئًا .
Cabir b. Abdillâh'dan; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) telbiye getirerek sesini yükseltti. (Hz. Cabir, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in okuduğu) telbiyeyi İbn Ömer hadisinde (1812'de anlatıldığı) gibi anlattı. Dedi ki: Halk, "Yüksek dereceler sahibi (Allah'ım)" gibi kelimeler ilâve ediyorlardı. Nebi (s.a.v.) de söylenenleri işittiği halde, onlara hiçbir şey söylemiyordu.