حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ فَإِنَّ نَافِعًا مَوْلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ حَدَّثَنِي عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى النِّسَاءَ فِي إِحْرَامِهِنَّ عَنِ الْقُفَّازَيْنِ وَالنِّقَابِ وَمَا مَسَّ الْوَرْسُ وَالزَّعْفَرَانُ مِنَ الثِّيَابِ وَلْتَلْبَسْ بَعْدَ ذَلِكَ مَا أَحَبَّتْ مِنْ أَلْوَانِ الثِّيَابِ مُعَصْفَرًا أَوْ خَزًّا أَوْ حُلِيًّا أَوْ سَرَاوِيلَ أَوْ قَمِيصًا أَوْ خُفًّا . قَالَ أَبُو دَاوُدَ رَوَى هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ ابْنِ إِسْحَاقَ عَنْ نَافِعٍ عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ وَمُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ إِلَى قَوْلِهِ وَمَا مَسَّ الْوَرْسُ وَالزَّعْفَرَانُ مِنَ الثِّيَابِ . وَلَمْ يَذْكُرَا مَا بَعْدَهُ .
Abdullah b. Ömer'den rivayet olunduğuna göre, kendisi Resûlullah (S.A.V.)'i kadınları ihramlarında iken eldiven ve peçe takmaktan, alaçehre ve safran sürülmüş elbiseleri giymekten nehyederken ve "Kadınlar bunun dışında kalan giyeceklerden, ister aspurla boyalı, ister ipekli, ziynet, don, gömlek veya mest olsun, istedikleri türden elbiseleri giysinler." derken işitmiştir. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu hadisi İbn İshak vasıtasıyla Nâfi'den Abde b. Süleyman ile Muhammed b. Seleme de "ve mâ messe'l-versü ve'z-za'ferânü mine's-siyâbi" cümlesine kadar rivayet ettiler. Fakat daha gerisini nakletmediler.