حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، قَالَ ذَكَرْتُ لاِبْنِ شِهَابٍ فَقَالَ حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ، - يَعْنِي ابْنَ عُمَرَ - كَانَ يَصْنَعُ ذَلِكَ - يَعْنِي يَقْطَعُ الْخُفَّيْنِ لِلْمَرْأَةِ الْمُحْرِمَةِ - ثُمَّ حَدَّثَتْهُ صَفِيَّةُ بِنْتُ أَبِي عُبَيْدٍ أَنَّ عَائِشَةَ حَدَّثَتْهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ كَانَ رَخَّصَ لِلنِّسَاءِ فِي الْخُفَّيْنِ فَتَرَكَ ذَلِكَ .
Muhammed b. İshâk'dan; demiştir ki: Ben İbn Şihâb'a (ihramlı bir kadının mestleri topukların altından keserek giymesinden) bahsettim de bana (şöyle) dedi: Salim b. Abdullah'ın bana haber verdiğine göre, Abdullah İbn Ömer böyle yaparmış. Yani ihramlı kadınlar için mestleri kesermiş. Sonra (ailesi) Safiyye bint Ebû Ubeyd ona, Âişe (r.anhâ)'nın; "Gerçekten Rasûlullah (S.A.V.) mest hususunda kadınlara izin vermişti" dediğini söyledi. Artık (İbn Ömer) bu tutumunu bıraktı.