حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الطَّالْقَانِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ أَبَانَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، أَنَّ رَجُلاً، ظَاهَرَ مِنَ امْرَأَتِهِ ثُمَّ وَاقَعَهَا قَبْلَ أَنْ يُكَفِّرَ فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَهُ فَقَالَ " مَا حَمَلَكَ عَلَى مَا صَنَعْتَ " . قَالَ رَأَيْتُ بَيَاضَ سَاقَيْهَا فِي الْقَمَرِ . قَالَ " فَاعْتَزِلْهَا حَتَّى تُكَفِّرَ عَنْكَ " .
İkrime'den rivayet olunduğuna göre, bir adam karısına zıhar yapmış, keffâretini vermeden onunla cinsi münâsebette bulunmuş. Peşinden Nebî (s.a.v.)'e gelip bunu anlatmış. Hz. Nebî de: "Seni bu yaptığın işe iten sebep nedir?" diye sormuş. O sahâbî de: "Ay ışığında inciklerini görmemdir." diye cevap vermiş. Rasûl-i Ekrem de: "Öyleyse keffâretini ödeyinceye kadar ondan uzaklaş." buyurmuştur.