قَالَ أَبُو دَاوُدَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عِيسَى، يُحَدِّثُ بِهِ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ، قَالَ سَمِعْتُ الْحَكَمَ بْنَ أَبَانَ، يُحَدِّثُ بِهَذَا الْحَدِيثِ وَلَمْ يَذْكُرِ ابْنَ عَبَّاسٍ قَالَ عَنْ عِكْرِمَةَ قَالَ أَبُو دَاوُدَ كَتَبَ إِلَىَّ الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ قَالَ أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ أَبَانَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، بِمَعْنَاهُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
Ebû Dâvud dedi ki: Muhammed b. İsa'yı bu hadisi rivayet ederken işittim. Diyordu ki: el-Mu'temir, "Ben el-Hakem b. Eban'ı şu bir önceki hadisi naklederken işittim. Fakat bu hadisi naklederken İbn Abbas'ı anmadı; sadece İkrime'den demekle yetindi" dedi. Ebû Dâvud dedi ki: "Bana Hüseyin b. Hureys yazarak şunları söyledi: Fazl b. Musa, bana Ma'mer, el-Hakem b. Eban, İkrime ve İbn Abbas senediyle Nebi (s.a.v.)'den naklen bir önceki hadisin mânâsını nakletti."