حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ وَالْعَمَلَ بِهِ فَلَيْسَ لِلَّهِ حَاجَةٌ أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ " . قَالَ أَحْمَدُ فَهِمْتُ إِسْنَادَهُ مِنَ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ وَأَفْهَمَنِي الْحَدِيثَ رَجُلٌ إِلَى جَنْبِهِ أُرَاهُ ابْنَ أَخِيهِ .
Ebû Hureyre (r.a.)'dan, demiştir ki; Rasûlullah (s.a.v.); "Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi terk etmezse, Allah (C.C.)'nun, onun yeme içmeyi terk etmesine ihtiyacı yoktur." diye buyurdu. Ahmed (b. Yunus) dedi ki; Bu hadîsin isnadını İbn Ebî Zi'b'den semâen aldım. Ancak bana hadîsin metnini, yanında olan ve kardeşinin oğlu olduğunu zannettiğim bir adam (iyice) anlattı.