حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ عَامِرٍ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ ضَحَّى خَالٌ لِي يُقَالُ لَهُ أَبُو بُرْدَةَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " شَاتُكَ شَاةُ لَحْمٍ " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ عِنْدِي دَاجِنًا جَذَعَةً مِنَ الْمَعْزِ فَقَالَ " اذْبَحْهَا وَلاَ تَصْلُحُ لِغَيْرِكَ " .
Berâ b. Azib'den demiştir ki: Ebû Bürde diye anılan dayım namazdan önce kurban kesmişti. Rasûlullah (S.A.V.) ona: "Senin bu koyunun (ibadet maksadıyla kurban edilen bir koyun değil, sadece etinden istifade edebileceğin) bir et koyunudur" buyurdu. Dayım da: "Ey Allah'ın Rasûlü, bende bir yaşını doldurmamış bir keçi yavrusu vardır. (Onu kurban edebilir miyim?)" diye sordu. Resûl-i Zîşan Efendimiz de: "Senden başkası için uygun olmamakla beraber sen kes!" buyurdu.