حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ حَبِيبَةَ بِنْتِ مَيْسَرَةَ، عَنْ أُمِّ كُرْزٍ الْكَعْبِيَّةِ، قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " عَنِ الْغُلاَمِ شَاتَانِ مُكَافِئَتَانِ وَعَنِ الْجَارِيَةِ شَاةٌ " . قَالَ أَبُو دَاوُدَ سَمِعْتُ أَحْمَدَ قَالَ مُكَافِئَتَانِ أَىْ مُسْتَوِيَتَانِ أَوْ مُقَارِبَتَانِ .
Ümmü Kürz el-Ka'biyye demiştir ki: "Rasûlullah (S.A.V.)'i, 'Akîka kurbanı olarak erkek çocuğu için yaşça birbirine denk olan iki koyun, kız çocuğu için de bir koyun kesilir.' derken işittim." Ebû Dâvûd der ki: Ben Ahmed (b. Hanbel)'i, metinde geçen "mükâfieten" kelimesini "eşittirler" yahut da "birbirlerine yakındırlar" diye tefsir ederken işittim.