حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، أَنَّ خَالِدَ بْنَ الْحَارِثِ، حَدَّثَهُمْ حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، - يَعْنِي الْمُعَلِّمَ - عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي فَقِيرٌ لَيْسَ لِي شَىْءٌ وَلِي يَتِيمٌ . قَالَ فَقَالَ " كُلْ مِنْ مَالِ يَتِيمِكَ غَيْرَ مُسْرِفٍ وَلاَ مُبَادِرٍ وَلاَ مُتَأَثِّلٍ " .
Amr b. Şuayb'ın dedesinden rivayet olunduğuna göre bir adam Peygamber (s.a.v.)'e gelerek: "Ben fakirim, benim hiçbir şeyim yok, ancak (zengin) bir yetimim var. (Onun malından yiyebilir miyim?)" dedi. Hz. Peygamber (s.a.v.) de: "İsraf etmeyerek, (buluğ çağına girmeden fırsatı ganimet bilerek harcayıp yararlanmak gibi bir gaye taşımayarak) harcamada acele etmeyerek ve (onun malını sana ait bir) sermaye edinmeyerek yetiminin malından yiyebilirsin." buyurdu.