حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ يَعْقُوبَ الْجُوزَجَانِيُّ، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هَانِئٍ، حَدَّثَنَا حَرْبُ بْنُ شَدَّادٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ سِنَانٍ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ حَدَّثَهُ - وَكَانَتْ، لَهُ صُحْبَةٌ - أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَهُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا الْكَبَائِرُ فَقَالَ " هُنَّ تِسْعٌ " . فَذَكَرَ مَعْنَاهُ زَادَ " وَعُقُوقُ الْوَالِدَيْنِ الْمُسْلِمَيْنِ وَاسْتِحْلاَلُ الْبَيْتِ الْحَرَامِ قِبْلَتِكُمْ أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا " .
Ubeyd b. Umeyr, aynı zamanda sahabi olan babasının kendisine şöyle dediğini söyledi: Bir adam Hz. Peygamber'e gelerek: "Ey Allah'ın Rasûlü! Büyük günahlar nelerdir?" diye sordu. Hz. Peygamber de: "Onlar dokuzdur." buyurdu ve bir önceki (2874.) hadisin manasını ifade etti. Bu hadisin ravisi, bir önceki hadise ilave olarak şunları da rivayet etti: "Müslüman olan anne ve babaya karşı gelmek ve diri iken de ölü iken de kıbleniz olan Beyt-i Haram'a saygısızlık yapmaktır."