حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، عَنْ عَوْسَجَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَجُلاً، مَاتَ وَلَمْ يَدَعْ وَارِثًا إِلاَّ غُلاَمًا لَهُ كَانَ أَعْتَقَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَلْ لَهُ أَحَدٌ " . قَالُوا لاَ إِلاَّ غُلاَمًا لَهُ كَانَ أَعْتَقَهُ . فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِيرَاثَهُ لَهُ .
İbn Abbas'dan demiştir ki: Bir adam, hürriyetine kavuşturduğu bir kölesinden başka hiçbir vâris bırakmadan ölmüş de Rasûlullah (s.a.v.): "Bu adamın herhangi bir vârisi var mıdır?" diye sormuş. Orada bulunanlar da: "Hayır, yoktur. Ancak hürriyetine kavuşturduğu bir kölesi vardır." demişler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) mirasını o köleye vermiştir.