حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَوْسٍ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى أَبِي مُوسَى وَهُوَ ثَقِيلٌ فَذَهَبَتِ امْرَأَتُهُ لِتَبْكِي أَوْ تَهُمَّ بِهِ فَقَالَ لَهَا أَبُو مُوسَى أَمَا سَمِعْتِ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ بَلَى . قَالَ فَسَكَتَتْ فَلَمَّا مَاتَ أَبُو مُوسَى - قَالَ يَزِيدُ - لَقِيتُ الْمَرْأَةَ فَقُلْتُ لَهَا مَا قَوْلُ أَبِي مُوسَى لَكِ أَمَا سَمِعْتِ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ سَكَتِّ قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَيْسَ مِنَّا مَنْ حَلَقَ وَمَنْ سَلَقَ وَمَنْ خَرَقَ " .
Yezid b. Evs'den, demiştir ki: Ebû Musa ağır hasta iken yanına girmiştim. Karısı ağlamaya başladı yahut ağlamaya yeltendi. Bunun üzerine Ebû Musa ona: "Sen Rasûlullah (s.a.v.)'in söylediklerini duymadın mı?" dedi. Karısı: "Evet, duydum." dedi ve sustu. Ebû Musa ölünce Yezid dedi ki: O kadınla karşılaştım ve kendisine: "Ebû Musa'nın sana, 'Rasûlullah'ın söylediklerini duymadın mı?' demesi ve senin de susman neydi?" dedim. Kadın: Rasûlullah (s.a.v.): "Saçını tıraş eden, musibet karşısında feryat eden ve yakasını yırtan bizden değildir." buyurdu, diye cevap verdi.