حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عِيسَى الْبُسْطَامِيُّ، وَحَامِدُ بْنُ يَحْيَى، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ الزُّهْرِيُّ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ جَامِعِ بْنِ أَبِي رَاشِدٍ، وَعَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ أَعْيَنَ، وَعَاصِمٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي غَرَزَةَ، بِمَعْنَاهُ قَالَ " يَحْضُرُهُ الْكَذِبُ وَالْحَلِفُ " . وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ الزُّهْرِيُّ " اللَّغْوُ وَالْكَذِبُ " .
Hüseyin b. İsa el-Bestamî, Hamid b. Yahya ve Abdullah b. Muhammed ez-Zührî; Süfyân'dan, Süfyân; Câmi' b. Ebî Râşid, Abdülmelik b. E'yen ve Âsım'dan, onlar Ebî Vâil'den, o da Kays b. Ebî Garaze'den önceki (3326.) hadisi mâna olarak rivayet etmişlerdir. Bu rivayete göre Rasûlullah, "Onda boş söz ve yemin bulunur." yerine, "Onda yalan ve yemin bulunur." buyurmuştur. Ebû Dâvûd'un hocası Abdullah ez-Zührî, yukarıdaki cümlenin yerine, "Boş söz ve yalan." demiştir.