حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ سَالِمٍ الْمَكِّيِّ، أَنَّ أَعْرَابِيًّا، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، قَدِمَ بِحَلُوبَةٍ لَهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَزَلَ عَلَى طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ فَقَالَ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَبِيعَ حَاضِرٌ لِبَادٍ وَلَكِنِ اذْهَبْ إِلَى السُّوقِ فَانْظُرْ مَنْ يُبَايِعُكَ فَشَاوِرْنِي حَتَّى آمُرَكَ أَوْ أَنْهَاكَ .
Salim el-Mekkî'nin bir bedeviden haber verdiğine göre; o, (bedevi) Rasûlullah (s.a.v.) zamanında sağmal devesini getirip, Talha b. Ubeydullah'a misafir oldu. Talha: Rasûlullah (s.a.v.); şehirlilerin, bedevinin (malını onun) namına satmasını yasakladı. Ama sen çarşıya git, satın almak isteyenlere bak, sonra gel bana danış. Ben sana (verilen fiyata göre) sat veya satma derim, dedi.